Asırların mirası olan bir asaletin ve mutlak bir gücün kokusu.
PALACE; soyu zarafetle yoğrulanların, sessizliğiyle bile çevresindekilere hükmedenlerin imzası. Üzerindeki kaşmir paltonun dokusu ve elindeki asırlık bastonun ağırlığıyla, girdiği her ortamda sorgusuz bir saygı uyandıranlar için. Mağrur, köklü ve sarsılmaz.
Buckingham Sarayı’nın o sadece seçilmişlerin girebildiği özel kabul salonundasın. Havada yüzyıllık meşe mobilyaların ve özenle cilalanmış ahşap parkelerin o ağır, zengin kokusu asılı kalıyor. Şöminede ağır ağır yanan odunların çıtırtısı yükselirken; parfümündeki tütün ve kurutulmuş meyve notaları bu aristokrat atmosferle kusursuzca birleşiyor. Duvarlardaki altın çerçevelerin ışıltısı, dipteki amberin sıcaklığıyla teninde mühürleniyor. Bu koku sadece "zengin" değil, asaletini tarihinden alan "soylu" bir duruşun ifadesi.