Zarafetin ses çıkarmadan aktığı o kusursuz an.
Adımların su gibi süzüldüğü, her hareketin bilinçle yapıldığı bir güzelliğin kokusu. Gösterişsiz ama paha biçilemez. Sessiz, derin ve dokunulası bir asalet. Zamanı yavaşlatan bir sanat eseri gibi.
Kyoto’dasın. Eski taş sokaklarda yürürken mor ipek kimononun kuru, temiz ve pürüzsüz dokusu havaya karışıyor. Bahçelerden gelen osmanthus çiçeğinin kayısımsı, nektarlı ve yumuşak kokusu bu coğrafyanın imzası gibi hissediliyor. Çiçekle ipeğin birleşimi, tenle bütünleşen zarif bir sıcaklık yaratıyor. Her şey dengede, ölçülü ve saf.