Kırmızı ışıklar, su ve şehrin özgürlüğü bir arada.
Kanal kenarında bir kadın yürür; deri ceketiyle şehrin en özgür ve sınır tanımayan bölgesinde, yargılamadan sadece gözlemliyor.
Kanal suyunun durgun ve yosunlu aroması, yağmurla ıslanan taş sokakların nemli ve soğuk kokusuyla birleşiyor. Coffee shoplardan gelen bitkisel duman şehrin hava akımıyla karışıyor. Tüm bunlar, burnuna gelen keskin, tatlı ve karanlık odunsu notalarla birleşip, Amsterdam’ın gizemli yüzünü ortaya çıkarıyor.
Üstteki narenciye ve meyvemsi notalar, açılışı canlı ve merak uyandırıcı yapıyor. Kalpteki çiçek ve baharat tonları, şehrin gece havasını ve cesur ruhunu yansıtıyor. Dipteki odunsu ve miskli notalar, ten üzerinde kalıcı, karanlık ve seksi bir iz bırakıyor.