Sessiz bir otoritenin ve gölgelerden yönetilen bir imparatorluğun kokusu.
Sabrı bir silah gibi kuşananların, stratejisini zarafetle gizleyenlerin imzası. "Valide-i Muazzama" unvanını ruhunda taşıyan, ateşle değil zekayla hükmeden, gölgelerin içinden koca bir dünyayı yönetenler için. Daha koyu, daha kremsi ve çok daha tehlikeli.
Gece yarısı, Topkapı Sarayı’nın Harem’indeki Valide Sultan dairesindesin. Duvarları süsleyen asırlık kadife perdelerden odaya yoğun ve pudralı bir vanilya tozu dökülüyor. Altın buhurdanlıklardan yükselen mistik tütsü dumanı, tavanın el işçiliği ahşap oymalarına sinmiş öd ağacı kokusuyla birleşip havada asılı kalıyor. Bu loş ve ağır atmosferin ortasında, kristal bir kaseden sızan parlak liçi meyvesi ve yoğun gül şurubunun o tatlı tılsımı odayı sarıyor. Bastığın zemin mermer değil; sanki sıkıştırılmış gül yaprakları ve taze kremadan yapılmış, her adımda içine gömüldüğün lüks bir doku. Karanlık, sessiz ama inanılmaz derecede güçlü.