Bir tablonun karşısında durup kalbiyle bakan, tutkusu derin bir sanatseverin kokusu. Güçlü, duygusal ve kendinden emin. Melankoliyle yaşam sevincinin aynı anda hissedildiği yoğun bir ifade.
Amsterdam’dasın. Van Gogh Müzesi’nde, Ayçiçekleri tablosunun önünde duruyorsun. Sarının o yoğun, neredeyse sıcaklığı hissedilen tonu vanilya ve tonka fasulyesinin yumuşak ve sarmalayıcı dokusuna dönüşüyor. Tablodaki mavi ve yeşil yansımalar ise yasemin ve frenk üzümünün serin, canlı ferahlığını çağrıştırıyor. Duygular dalgalı ama güçlü; hem hüzünlü hem umut dolu.