İhtişamı zarafetle taşıyan, müziğin tınısını teninde hisseden, kırmızı ve altının asaletini ruhuna nakşetmiş bir kadının kokusu. Katalan Müzik Sarayı’nın büyüleyici atmosferinde bir akşam, tavandaki vitraylardan süzülen ışık, sahneden yükselen ilk nota… Derin, sıcak ve mistik. Yanındayken her şey biraz daha kutsal.
Barcelona’dasın. Konser salonunun tavanındaki o güneşe benzeyen devasa ters vitray kubbenin altında, ışığın renkli oyunlarını izliyorsun. Kırmızı ve altın mozaiklerin yarattığı o zengin görsel şölen, salonun ahşap koltuklarından gelen o vakur ve sıcak kokuyla sarmalanıyor. Palau’nun o aşırı süslemeli, coşkulu güzelliği; efsanevi sandal ağacı ve yasemin dokusuyla birleşiyor. Bu, bir sanat eserinin içinde uyanışın hikayesi.