Sagrada Familia’nın içinde, öğle güneşi vitraylardan süzülüp her yeri gökkuşağına boyuyor. Bir kadın, o ışık sütunlarının altında duruyor; yüzü aydınlanmış, ruhani bir deneyim yaşıyor.
Serin taş duvarların kokusu, vitraylardan gelen sıcak güneş ışığıyla kırılır. İçerideki kutsal sessizliğin verdiği huzur, dışarıdaki Akdeniz rüzgarının taşıdığı mandalina bahçelerinin ferah narenciye aromasıyla birleşir. Ortaya çıkan koku, hem manevi bir aydınlanmayı hem de Akdeniz’in sıcak ve canlı enerjisini tenine taşır.
Bu koku ışık ve ferahlık dolu.
Üstteki mandalina ve narenciye notaları, açılışı taze ve aydınlık yapıyor. Kalpteki serin taş ve hafif çiçeksi tonlar, Sagrada Familia’nın mistik atmosferini yansıtıyor. Dipteki hafif odunsu ve pudralı dokular, ten üzerinde uzun süre kalan zarif ve ruhani bir iz bırakıyor.
Bu bir turistik ziyaret değil.
Bu bir ışık ve ruh ritüeli.