Ege’nin bembeyaz gecesinde bir çekim merkezi; kaderin ve tutkunun o en karanlık, en seksi hali.
Mikonos’un o uçarı ve aydınlık ruhunun tam ortasında, derin bir gece yarısı gibi hüküm sürenlerin kokusu. Adanın o neşeli kaosuna inat, herkesin bakışını ve kaderini tek bir noktaya kilitleyen o sarsılmaz otorite... Yoğun, karanlık ve son derece tehlikeli bir efsane. Yanındayken her şey biraz daha dramatik, daha çekici ve daha ulaşılamaz.
Mikonos’tasın. Adanın o deli rüzgarı, tenindeki o tatlı-sert öd ağacı kokusunu denizin tuzuyla çarpıştırıyor. Ay ışığı altında teninde parlayan bu koku, seni adanın en modern ve en gizemli figürüne dönüştürüyor. Bu koku; hafifliğin içinde bir ağırlık, aydınlığın içinde bir gizem, kaderin tam kalbinde yazılmış bir tutku hikayesidir.