Beton ormanın kalbinde saklı, ruhani ve vahşi bir vaha.
Modern dünyanın gürültüsünü tek bir adımla geride bırakan, dinginliği bir güç olarak taşıyan ve içsel bir cennetin anahtarını elinde tutan erkeğin kokusu. Tokyo’nun merkezinde, Jingu ormanının o insan eliyle dikilmiş ama zamanla vahşileşmiş derinliklerinde... Şehrin uğultusunun yerini yaprak hışırtılarına bıraktığı, zamanın ritminin yavaşladığı o kutsal an. Gizemli, taze ve huzurlu. Yanındayken her şey biraz daha berrak.
Tokyo’dasın. Meiji Tapınağı’na giden o geniş çakıllı yolda yürürken, devasa kafur ağaçlarından yayılan o hafif mentollü, serin ve derin yeşil kokuyu içine çekiyorsun. İris bahçesindeki dingin suyun üzerinden süzülen hafif nemli esinti, Paradise Garden’ın o egzotik incir ve Hindistan cevizi suyu notalarıyla buluşuyor. Bu koku, gökyüzüne uzanan kadim ağaçların gölgesinde, modern bir gezginin bulduğu o ruhani huzurun ve "yasak meyve"nin ferah hikayesidir.
Bu koku sıradan bir yeşil kok Devamını Göster