Ufuk çizgisinde kaybolan, özgürlüğe adanmış bir ruh.
Sınırları reddeden, gücünü sarsılmaz bir dinginlikten alan, macerayı teninde taşıyan kadının kokusu. Kumun değil, sonsuz taş çöllerinin sert ve asil duruşu... Rüzgarda uçuşan keten bir gömlek, batan güneşin turuncu ışığı ve uçsuz bucaksız bir boşluk. Kararlı, vahşi ve özgür. Yanındayken her şey biraz daha cesur.
Marakeş’in dışındasın. Güneşin tüm gün kavurduğu taşlardan yükselen o kuru ve mineral sıcaklık havayı kaplamış. Rüzgar, Atlas Dağları’ndan inerken yanına çölün o hafif tozlu ve baharatlı havasını katarak geliyor. Bu, kendi yolunu çizenlerin kokusu.
Koku Notaları:
Üst: Mirabelle eriği, bergamot, limon
Orta: Frezya, yasemin, şeftali
Dip: Meşe yosunu, amber ağacı, beyaz misk