Barselona’da yaz durmaz, akar. Plaj voleybolu bitmiştir; kum hâlâ sıcak, ten hâlâ tuzlu. Denize atlayan bir kadın, ardından chiringuito’da buzlu bir Sangria… Bu anın kokusu: enerjik, flörtöz ve umursamaz.
Kızgın kumların ve güneş yağının o sıcak, hindistan cevizli kokusu havaya sinmiş. Denizin tuzu tenin üzerinde kristalleşirken, bardaktaki Sangria’nın içindeki portakal ve elma dilimleri mayhoş, hafif alkollü aromalarını rüzgâra bırakıyor. Her nefes yaz, her an biraz daha özgür.
Meyvemsi açılış ilk yudum gibi serin ve tatlı. Kalpteki çiçeksi dokunuşlar, plaj kalabalığının neşesiyle karışıyor. Dipteki misk ve vanilya ise güneş batarken tenin üzerinde kalan o tatlı yorgunluk hissi gibi.