Gri bir nehrin kıyısında, unutulmuş bir mektup ve ıslak taşların sessizliği.
Kalabalıkların içinde kendi yalnızlığını seven, romantizmi bir neşe değil bir derinlik olarak yaşayan ve hüzne bile asalet katanların kokusu. Gece yarısı Seine Nehri kıyısında, sahaf tezgahlarının kapalı olduğu o sessiz saatlerde, bulanık suyun gri taşlara çarptığı o an... Melankolik, düşünceli ve sarsılmaz derecede şık. Yanındayken her şey biraz daha sepya ve anlamlı.
Paris’tesin. Ama o gürültülü moda haftalarında değil; yağmurun yeni dindiği, sokak lambalarının ıslak asfaltta titrekçe yansıdığı o sakin gecedesin. Nehirden gelen o serin, hafif yosunlu ve metalik rüzgar yüzünü okşuyor. Kremsi incir notası, o gri ve soğuk atmosfere sığınabileceğin tek sıcak liman gibi teninde yükseliyor.
Koku Notaları:
Üst: Kakule, siyah çay, incir
Orta: İris, Bourbon vetiver, Cistus
Dip: Sandal ağacı, sedir, tonka fasulyesi, Madagaskar vanilyası